PDF Print E-mail
KKTC’nin 35’inci kuruluş yıldönümü
Konu: 15 Kasım KKTC’nin 35’inci kuruluş yıldönümü

Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Birliği (ATCA) olarak, Cumhuriyetimizin 35’inci kuruluş yıl dönümünü coşku ve heyecanla kutluyoruz.   Dünyada nerede yaşarsak yaşayalım, her zaman KKTC’nin ve halkımızın iyiliğini, refahını ve aydınlık geleceği için çalışmaktayız. 

Bu vesileyle Kıbrıs konusunda son gelişmeler ışığında görüşlerimizi paylaşmak istemekteyiz. 

Herşeyden once, bunca olaydan ve müzakereden sonra, Rum tarafının bu adayı Kıbrıs Türk halkıyla siyasi eşitlik temelinde paylaşmaya hazır olmadığını ispatlayan davranış ve söylemler ışığında; Temmuz 2017’de Crans Montana’nın ‘son istasyon’ olarak liderliğimiz tarafından dillendirildiği gerçeğini göz önünde bulundurarak FEDERAL model çözüm şeklini halen savunmak, statükoyu savunmakla eşdeğer olduğunu vurgulamak isteriz. Gelinen aşamada, yeni modellere, yapıcı fikirler üretebilmek gerekmektedir. 

ATCA, 2012 yılından bu yana, BM’ye ve AB’ye yazmış olduğumuz birçok mektupta ve yaptığımız tüm görüşmelerde, Rumların hiç bir çözümde Kıbrıs Türkleriyle siyasi eşitlik temelinde bir çözüme maalesef gerek duymadığını, hiçbir motive unsurun da kalmadığını belirttik, belirtiyoruz. Bunda ısrar etmek sadece statükoya hizmet etmektedir ve bir 50 yıl daha Rumları beklemek saflık olur, zaman harcından başka birşey değildir. 

Rum Lider Sn Nikos Anastasiades’in bu ay içerisinde yapmış olduğu sözde ‘yeni açılımlar’, bizleri derin hayal kırıklığına uğratmıştır. 

Yeni federal merkezi hükümette olsun veya karar verme organlarında Kıbrıs Türk halkının etkin katılımı yanında yapılacak olan oylamalarda bile Kıbrıs Türk halkının seçmiş olduğu Bakanları da karar verme mekanizmasının içerisinde ‘ozmosis’ tarz bir yaklaşımla oyumuza gerek kalmaksızın ‘by-pass’ edilebilecekleri bir sözde formül ortaya koyup, adına ‘decentralised’ (zayıflatılmış merkezi hükümet)’ten bahsedilmiştir.  

Ayrıca, Rum tarafının somut bir şekilde siyasi eşitlik temelindeki çözümün ne demek olduğunu açık bir şekilde bunca müzakereden sonra somut olarak görmüş olduk. Burada, değil iki toplumlu--iki kesimli federasyon, tüm halkımızın kırmızı çizgisi olan siyasi eşitliğimizi berhava edip, üzerine birde ‘sıfır asker, sıfır garanti’ sloganı altında Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden yoksun, kalıcı derogasyonlardan yoksun ve AB hukuku altındaki dört özgürlük altında iki kesimliği sulandıran öneriler ortaya koymuşturlar. 
Bunun neticesinde Rum tarafının mentalitesi, niyeti ortada değil midir? 

Bütün bunlara bakıldığında ve Sn Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın da tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen, müzakereler sonuçsuz kalmıştır.  

Crans Montana zirvesini gerçekten ‘son istayon’ olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz. Bundan sonra, self-determinasyona sahip olan, Kıbrıs’ın iki sahiplerinden biri olan Kıbrıs Türk tarafı olarak yeni zeminlere bakılması ve yönelmesi kaçınılmaz olduğu görüşündeyiz.  Kıbrıs Türk Halkı, 2004 yılında Annan Planına evet demiştir, yine Rum tarafı çözümü engellemişti. Buna mütakip Mayıs 2004 yılında, BM Genel Sekreter Koffi Annan’ın da raporunda belirttiği gibi, Kıbrıs Türk’ünün üzerindeki tecritler kaldırılmalı denilmiştir. AB yetkilileri de ayni beyanları vermişti. Bunların yerine getirilmesi için çalışırken, KKTC’mizi daha iyi, daha refahlı ve daha düzgün hale getirmeye çalışmalıyız. 

Kıbrıs Türk halkı, BM’ye ve AB’ye Evrensel İnsan Hakları Sözleşmesinin İkinci Maddesinden yararlanabilmesi için etkin girişimlerde bulunulması gerekmektedir. Bu madde’de yaşama hakkı, ticaret ve seyahat hakları dahil insanların bu maddede yazılan:  “...ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun. . . hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir”.

Bu duygu ve düşüncelerle halkımızın KKTC Cumhuriyet Bayramını kutlarız.

Biz nerede yaşarsak yaşayalım, kendi ailelerimizin iyiliklerini istediğimizi, memleketimizin uğradığı haksızlıklara karşı, gençlerimizin bir spor müsabakasına Rumların engelleme girişimlerine karşı çıkıp karşı lobicilik yapmaya ve İNSAN HAKLARIMIZA sahip çıkacağımıza devam edeceğimizi vurgulamak istiyoruz.

Saygılarımla

Kerem Hasan
ATCA KKTC Temsilcisi 
 

Your are currently browsing this site with Internet Explorer 6 (IE6).

Your current web browser must be updated to version 7 of Internet Explorer (IE7) to take advantage of all of template's capabilities.

Why should I upgrade to Internet Explorer 7? Microsoft has redesigned Internet Explorer from the ground up, with better security, new capabilities, and a whole new interface. Many changes resulted from the feedback of millions of users who tested prerelease versions of the new browser. The most compelling reason to upgrade is the improved security. The Internet of today is not the Internet of five years ago. There are dangers that simply didn't exist back in 2001, when Internet Explorer 6 was released to the world. Internet Explorer 7 makes surfing the web fundamentally safer by offering greater protection against viruses, spyware, and other online risks.

Get free downloads for Internet Explorer 7, including recommended updates as they become available. To download Internet Explorer 7 in the language of your choice, please visit the Internet Explorer 7 worldwide page.